+436509272992
Turkey
  • Chile
  • Moldova
  • Europe
  • Armenia
  • Egypt
  • Azərbaycan
  • Узбекистан
  • Pakistan
  • Красота и здоровье
  • Товары недели
  • Корневая категория
  • Топ Продаж
  • Новинки!
  • Новинки
  • Интимные товары
  • Turkey
  • Все группы товаров

D-tea diyabet için çay, Eczaneden Satın Alın, Türkiye, Diatea

  • Information
Check the price
In stock
Description
24/7 Call Center

>>>>>>Resmi web sitesi,Türkiye, Diatea

D-tea Diyabet için çay satın alın, Resmi web sitesi,Türkiye, Diatea
D-tea diyabet için çay, Satın al, Resmi site, Türkiye, Diatea
D-tea diyabet için çay, Eczaneden Satın Alın, Türkiye, Diatea

Şeker hastalığından milyarlarca para toplandı. Soruşturma, doktor ve eczacıların halkımıza karşı büyük bir komplosunu ortaya çıkardı
Tıp alanındaki skandallar günlük rutinimiz haline geldi. Kimse hasta olmak istemez ve erken ölmeye hazır değildir, bu nedenle herkes son parasınıı vermek ve hastalıktan kurtulmak için eczanelere ve hastanelere koşuyor. Fakat açgözlü eczacılar ve doktorlar çaresizliğimizi kullanıyor. Bu gelirin onlar için ne kadar cazip ve kolay olduğunu bir düşünün!

Bugünkü hikayemizde şeker hastalığı hakkında konuşacağız.
Size bu hastalığa nasıl yakalandığımı anlatmak istiyorum. Konu çok hassas olduğu için her şeyi dürüstçe anlatmaya karar verdim. 67 yaşındayım ve yaklaşık bir yıl önce hastalığın ilk belirtilerini fark etmeye başladım.

İki ay önce doktora gittim. Tip 2 diyabetim olduğunu doğruladı ve acilen tedaviye ihtiyacım olduğunu söyledi. Bu doğruydu. Diyabet gerçekten de son derece tehlikeli bir hastalıktı ve zamanla vücudumuzdaki hemen hemen her organ ve sistemde ciddi hasarlara neden oluyor. Çoğunlukla göz, kan damarları, sinirler, böbrekler ve kalp yüksek risk altındadır.‍

Diyabetik retinopati şöyle görünür: göz damarlarında bir yaralanma. Retinopatide, ilk aşamalarda, bir kişinin görmede kötüleşme fark etmemesi karakteristiktir.
‍Tabii ki, diyabetin vücutta birçok tehlikeli rahatsızlığa sebep olduğunu farkındaydım, bu yüzden bana terapi vermesi için doktora gittim..
‍‍
Sonunda diyabetin ülkemizde tedavi edilemez bir hastalık olduğunu öğrendim, fakat diyabet tüm organlarda ciddi komplikasyonlara yol açtığı için doktorlar birçok ilaç reçetesi veriyorlar.

Damar yaralanması. Şeker hastalığında mikro ve makro anjiyopati, kırılgan hale gelen kan damarlarını etkiler. Hastalığın bu formunda kanama, tromboz ve hatta ateroskleroz oluşabilir;

Sinir hasarı: Diyabetik polinöropati, sıcaklık duyarlılığını olumsuz etkiler. Karıncalanma, uyuşma polinöropatinin açık belirtileridir. Bu belirtiler çoğunlukla geceleri ortaya çıkar. Hastalığın özellikleri nedeniyle, bu formun taşıyıcıları genellikle çeşitli yaralanmalardan şikayetçidir;

Görme problemleri. Diyabet ile, görmeyi olumsuz yönde etkileyen oftalmopati oluşuyor. Diyabetin arka planında tedavisi çok zor olan katarakt da gelişir;

Diyabetik ayak sendromu. Hastalık kendini pürülan yaralar, kemiklerde ve ayak eklemlerinde ağrı olarak gösterir. Bu tür süreçler kan damarları, sinirler ve yumuşak doku bozuklukları nedeniyle oluşuyor.

Doktora güvenerek terapiyi kabul ettim. Tüm ilaçları düzenli olarak kullandım ve sürekli şeker seviyemi ölçmek için kan testleri yaptım.
‍‍
Uzun süreli ilaç kullanımından sonra, akıllı bir adam olarak diyabetin gerçekten tedavi edilemez bir hastalık olup olmadığını öğrenmek istedim.

21. yüzyılda teknolojinin bu kadar ilerlediği ve insanlığın yakında Mars'a uçacağı bir zamanda şeker hastalığına hala bir çare bulunamadı mı? Babamın da aynı ilaçları kullandığını hatırlıyorum. Bu demek oluyor ki 30-40 yıldır yeni hiç bişey keşfedilmemiş mi?

Bu konuyu daha detaylı incelemeye karar verdim. Gelişmiş ülkelerde uzun zamandır bu hastalık için bir tedavi olduğunu öğrendim! İsrail'de diyabeti, örneğin grip gibi 20-30 gün içinde tedavi ediyorlar.

Hem özel hem de kamu olmak üzere dokuz kliniğimizi daha ziyaret ettim. Ve hepsinde aynı şey oldu! Bana 30 yıl öncesinde kullanılan ilaçları verdiler.

Neler oluyor? Sadece bir tane doktor, endokrinolog bu soruyu cevaplamayı kabul etti. Kendisi alanında en iyi doktorlarından, tıp doktoru, profesör, Endokrinoloji Enstitüsünde diyabetin vasküler komplikasyonları alanında önde gelen uzman Dr. Ethem Saraçoğlu.

- Dr. Saraçoğlu, neler oluyor?
‍‍
- Görünen o ki, para toplamak için halkımıza karşı yapılan gerçek bir soykırım. Bizim aptal olduğumuzu düşünüyorlar ve bizim üzerimizden para kazanmaya çalışıyorlar. Bu konunun altını defalarca kez çizmiş olmama rağmen kimse bunu çözmeye çalışmıyor..

Diyabet eczanelerinde hangi ilaçların satıldığını göreceksiniz. Glukofaj (gluformin), Siofor, Amaryl ve diğerleri. Bunların hepsi eski nesil ilaçlar. Özünde, diyabeti tedavi etmezler, sadece kan şekeri seviyelerini kontrol ederler. Örneğin İsrail'de bu ilaçlar 15 yıldır kullanılmıyor. İsrail'de bir diyabet hastası eczaneye gider ve gerçekten ucuz bir ilaç alır, bir-iki tane kulanır ve hemen iyileşir. Fakat bizim eczanelerimiz de bu tür ilaçlara rastlayamıyoruz, sadece hastayı daha çok ilaç almasına teşvik edecek ilaçlar satılıyor bu sayede hasta sürekli geri gelip daha çok ilaç alıyor. Bu onların yararına çünkü bu şekilde daha çok para kazanıyorlar.

- Sizce bunun arkasında kim var? Ve bunu neden yapıyorlar?

- Bunun arkasında kimin olduğunu biliyorum. Lakin kimsenin adını vermeyeceğim ama bu gerçek bir ilaç mafyası. Ve her şey daha yüksek bir seviyeden gelir. Sıradan doktorların elbette bununla hiçbir ilgisi yok, onlar sadece büyük bir mekanizmanın unsurları. Onlara emredilen şeyi yapıyolar. Gerçek şu ki, her hastalığın tedavisi için önerilen ilaçların listeleri var. Doktorlar sadece bu listelerdeki ilaçları reçete eder. İzinsiz başkalarına reçete yazmamalıdırlar, aksi takdirde tıbbi uygulamadan çekilirler. Bu listeleri kim oluşturuyor? Ayrıca, bazı ilaçların bu listelere kimin etkisi altında ve kimin çıkarları için dahil edildiğini sormak daha mantıklı olur. Bu listeye girdikten sonra ilaç satışlarının ne kadar arttığını bir hayal edin.

 

Similar products